Ana içeriğe atla

Emrehan Halıcı Röportajı

İlk önce Emrehan Halıcıyı tanıyalım.
Emrehan Halıcı, Lisans ve Lisansüstü eğitimini ODTÜ Elektrik ve Elektronik Mühendisliği Bölümü'nde tamamlayan Emrehan Halıcı, ilk Türk bilgisayarının üretiminde yazılım sorumlusu olarak görev almıştır.
ODTÜ-Halıcı Yazılımevi ile Türkiye’nin ilk teknoparkının kurucusu olmuştur.
2004 yılında ODTÜ öğrencileri tarafından “ODTÜ’lülerin İdealindeki Mühendis” ödülüne layık görülmüştür.
Müziğe özel ilgisi olan Halıcı, bilgisayar destekli müzik teknolojisinin yurdumuzda tanınması ve yaygınlaşmasında ülkemizin öncülerindendir.1994 yılından beri "Halıcı Bilgisayarla Beste Yarışması" düzenlemektedir.1992-1999 yılları arasında Türkiye Satranç Federasyonu Başkanlığı,1998-2002 yılları arasında Dünya Satranç Federasyonu Asbaşkanlığı görevlerinde bulunmuştur.Türkiye Zekâ Vakfı'nın Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı'dır.21. Dönem Konya, 23. ve 24. Dönem Ankara Milletvekili olarak görev yapmıştır.21. Dönem, TBMM Demokratik Sol Parti Grup Başkanvekilliği, görevini yürüttü.Haziran 2010’da CHP’ ye katıldı.2010-2014 yılları arasında CHP Bilgi ve İletişim Teknolojilerinde Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı görevini yürütmüştür.Emrehan Halıcı 2014 yılında CHP’den istifa etmiş ve Elektronik Demokrasi Partisini Kurmuş, ilk Eş Genel Başkanı seçilmiştir.

Elektronik Demokrasi Partisinin kuruluş amacı nedir?
     Siz fikir sahibi bir insansınız ama sadece oy kullanıyorsunuz, neden sizde yönetimin içinde olmayasınız.
Kaç yaşında olursa olsun, bir insanın düşüncesi varsa, o kendini rahatça ifade edebilmeli diye düşünüyorum. Bunun içinde en uygun ve rahat ortam elektronik ortamdır. E-Parti’ de halkın elektronik ortam ile doğrudan yönetime katılabilmesini amaçlar. Kuruluş amacımız, kararları demokratik bir biçimde almak.


Elektronik Demokrasi Partisinin amacı nedir?

     Adı üzerinde demokrasi ve şeffaflığı sağlamak üzere kurduk. Herkes demokrasiyi hedefliyor herkes demokrasiden bahsediyor ama demokrasinin tam anlamıyla uygulandığından söz etmek mümkün değil. Şuan ki demokrasi az sayıda insanın aldığı kararı çok sayıda insana onaylatmaktan ibaret.  Dünyanın şuan ki geldiği noktada teknoloji,  insanları birbirleriyle her an, her yerde buluşturabiliyor. Bu olanaklardan da hayatımızın her alanında yararlanıyorken, devlet yönetiminde, siyasette, bunlardan yararlanıyor olmamak büyük bir eksikliktir.
Bu dünya için, Türkiye için yeni bir konudur. Bizim ortaya koyduğumuz parti, her yönüyle şeffaf bir biçimde yapılan bir uygulamadır, bu yönüyle dünyada bir ilktir.
Ama bunun yaygınlaşmasını arzuluyoruz, bunu biz başlattık bizden başkasında olmasında demiyoruz, diğer partiler ile görüş alışverişinde bulunmaya açık olduğumuzu her zaman ifade ediyoruz.
Her türlü fikre açığız ve bu fikirlerin dinlenmesinden yanayız. Hangi yaşta olursa olsun vatandaşlarımızı www.eparti.org adresine girerek bizlere görüş, öneri ve tekliflerini sunmaya, partimiz hakkında daha fazla bilgi edinmeye çağırıyoruz


Neden Elektronik bir demokrasi şart?

     Oy verdiğinin partinin,  fikirlerine,  il başkanlarına,  yerel yönetim adaylarına, milletvekili adaylarına, nede genel başkanını belirleme konusunda söz sahibi değilsiniz. Böyle bir durumda parti içi demokrasiden bahsetmek mümkün mü?
Halbuki ki o partiye üye olan insanların fikirlerini ortaya koyabilecekleri, karar mekanizmalarına katılabilecekleri olanaklar, fırsatlar, elektronik olarak kullanılması mümkün iken bunların kullanılmıyor olmasını büyük bir eksiklik olarak görüyoruz ve bu eksikliği gidermek içinde Elektronik Demokrasi Partisini kurduk.


7 Haziran Seçimlerine Katılacak mısınız?

     Biz bu seçimlere katılmıyoruz, seçimlere katılmadığımız içinde seçim telaşı içinde hareket etmiyoruz. Önümüzde ki seçimlerin hem düzgün, hem şeffaf yapılması, hem seçim sonuçlarının daha düzgün ve güvenilir biçimde alınması konusunda bir takım etkinliklerimiz, faaliyetlerimiz olacak.
Seçim sonrasında, örgütlenmemizi tüm Türkiye’ye yayarak bize göre Türkiye ve Dünyanın en ideal partisinin çalışmalarını yoğunlaştırarak devam ettireceğiz.


7 Haziran seçimlerine bağımsız aday katılacak mısınız?

     Şu an böyle bir düşüncem yok. Seçim işbirlikleri için bazı öneriler geliyor, değerlendiriyoruz ama parti olarak katılmayacağız. Bağımsız olarakta katılmak gibi önerilerde var, ama öyle bir düşünce şuan için yok. Bu seçimlerde biz, bir gözlemci pozisyonda olacağız. Bu kararları hep birlikte vererek kamuoyuna açıklayacağız.


CHP’den ayrılma sebebiniz nedir?

     Ben Cumhuriyet Halk Partisine girerken bahsettiğim bu hedefler doğrultusunda girdim ve Kemal Kılıçdaroğlu’ da uygun gördü ve destekledi.
Türkiye’de ilk defa bir siyasi partide, Bilgi ve İletişim Teknolojilerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı oluşturuldu. Dört sene boyunca bu görevi yerine getirmeye çalıştım, çok önemli adımlarda attık, bizzat genel başkan olmak üzere bu konuda katkı veren tüm arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.
Ben devrim niteliğindeki bu değişiklikleri, ancak yeni sıfırdan oluşan yeni parti ile olacağına inandım ve bu yüzden ayrıldım.


OKAN POTUK




Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Gelecekten Korkmayın, Israrla Geleceğe Koşun!

-Oturup Düşünmek, Yanlışları Düzeltmek Adına Bir Şeyler Yapmak Gerek!
Türkiye, 2014 yılından bu yana geçen 4 yıllık süreçte tam 6 kere sandık başına giderek sürekli bir seçim yapmak zorunda kaldı. Bu zorunluluk halinde Türkiye'de çok şey değişti.
Bu süreç seçmenler açısından yıpratıcı olsada demokratik açıdan daha da yıpratıcı bir hal aldı. Demokrasi sadece sandıktan ibaret değildi elbette, seçim sürecinden sonra ki dönemde yapılan işlevsel hamleler, yapılan icraat ve atılan adımlar oldukça önemliydi. İşte bu önemli anda devreye; analiz, durum tespiti ve gözlemler devreye giriyordu. Peki saydıklarım devreye sokuldu mu? taktir sizlerin...
6 seçim boyunca; birleştirici bir dil kullanmamak, karşı tarafı sürekli bir şeylerle itham etmek, onlarla alay etmek, onları sürekli olarak birileriyle bağlantıya sokmaya çalışmak, her zaman itti ve biz dışında tanımlanan kişilere kapının dışı işaret edildi.
Durum böyle olunca tüm demokratik göstergeler sürekli olarak aşağı yönlü seyretti ve bu aş…

Umutlarımızı Nereye Sakladınız?

Bitmeyen kavgalarınızdan, söz dalaşlarınızdan artık usandık, siyasetin bu kadar kirli yapılmasından bıktık!
Ama artık buna sessiz kalmıyoruz, hep bir ağızdan haykırıyoruz.
Neden bu kadar ayrıldık? Ötekinden, berikinden, hırgürünüzden, karşı komşular, yan yana duran esnaflar, aynı safta namaz kılan cemaat artık aynı değil, birbirine düşman ve kin dolu, farkında değil misiniz?
Anadolu Market'in sahibi şu partiden, Bizim Manav'ın sahibi şu düşünceden, Turkuaz Fırın'ının sahibi şu mezheptenmiş, Yıldız Pastanesi'nin sahibi şuraya üyeymiş, Çaldıran Berber'i dinsizmiş...
Kardeşim iyide bunlardan kime ne!
Düne kadar abi, abla, amca, teyze, kardeşim dediğimiz bu insanlar bize ne zaman ve ne ara bu kadar hızlı düşman oluverdi?
Siyaset bizlere ne yaptı? Bizi ne ara bu kadar kutuplaştırdı ve '' Biz ''i yok etti.
Umutlarımız için, geleceğimiz için, güzel yarınlar vermek ümidiyle geçtiğiniz o koltuklara yapıştınız ve bizim o tertemiz umutlarımızı yok ettiniz.
Neden bir t…

Gitmek mi zor kalmak mı?

Umudunu kaybetmişler ülkesinde umudunu hâlâ diri tutan üç beş kişiydik biz. Umutsuzduk ama yine de aydınlığın bir zerresi vardı hâlâ içimizde. Hâlâ gülümseyebiliyorduk, hayaller kurabiliyor gelecek güzel günler için bir şeyler üretebiliyorduk. Onlar bizi tutukluyor, yıldırmaya çalışıyor, bizleri dövüyor hatta öldürüyorlardı, ama biz yine de hayallerimizden, hayal etmekten vazgeçmiyorduk, hiçbir zamanda vazgeçmeyecek direnecektik. Ağlamak, yakarmak yerine gözyaşlarımızı dindirip var gücümüzle mücadelemize devam ediyorduk. Biz bu topraklarda umudu yeşertmek için umudunu hâlâ diri tutan üç beş kişiydik.  Kaldık, mücadele ettik, ediyoruz… Peki bu mücadeleyi kazanabildik mi?  Bence kazandık, gücümüzü gösterdik, aslında üç beş kişi olmadığımızı gösterdik, bizim aslında milyonlar olduğumuzu gördük ve bunu göremeyen taş kalplilere bağıra bağıra bunu gösterdik. Söyledik, haykırdık, biz neden ayrışıyoruz, neden bu kadar ayrıldık, neden bir türlü bitmedi bu kavgalar dedik, dedik te dedik, dille…